28 Aralık 2020 Pazartesi

Bireysel Silahlanma ve Savunma Hakkına duyarlı olanlar için not:

Ülkemizde fahiş fiyatlarla satılan silahların etiket fiyatlarının ve üzerlerindeki vergi ve fon yükünün, kamuoyu nezdinde normalleştirilmeye çalışıldığını ve silah taşıma hakkına dair kısıtlayıcı görüşlerin silah konulu paylaşımlar vasıtasıyla yayıldığını görüyoruz. Sosyal medya platformlarında dönem dönem ifade edilen bu iki zararlı görüşe istinaden bir not yayınlamayı uygun görüyoruz.
 

 

HERKESE SİLAH TAŞIMA RUHSATI VERİLMESİN!

Bilindiği üzere insan, tarihin her döneminde hayatına yöneltilen tehditlerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. İlk insandan itibaren günümüze kadar şuur sahibi olan tüm insanlar hayatta kalma reflekslerine sahip olmuştur. Doğal ve temel bir içgüdü olan hayatta kalma isteğinin bir tezahürü olarak insanlar önceleri taşla, akabinde mızrak, yay-ok...vb ilkel aletlerle yaşamlarını korumaya çalışmışlardır. Günümüzde ise insanlar yaşamlarını korumak için ateşli silahlardan yararlanmaktadır. İnsanlık tarihinin her döneminde suç ve suçlu var olmuş, bazı insanların başka insanların hayatını tehdit ettiği görülmüştür. Doğal olarak tarihin her dönemindeki insan, sahip olduğu kabiliyet ve imkanlarla yaşam hakkını koruma refleksi göstermiştir. Fertlerin ötesinde milletler ve devletler de aynı reflekslere sahiptir. Farkında olduğumuz üzere silahsız ve savunmasız milletlerin ortak kaderi; tarihten silinmektir. O halde Türk milletinin silahlanma ve savunma hakkı talebi; meşru ve haklı bir taleptir. Tarihi kaynaklardan anlaşıldığı üzere Türkler, asker ve mücadeleci bir millet olarak tarif edilmiştir. Günümüzde asker millet karakterimiz erozyona uğramış olsa bile hala yeterli miktarda mücadeleci ve savaşçı ruha sahip vatandaşımız olduğuna eminiz.
 
Her zincirin, ancak en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu bildiğimiz için her bir vatandaşımızın yeterince güçlü olmadığı bir dünyada, Türk milletinin yeterince güçlü olamayacağına inanıyoruz ve bu sebeple milletimizin tamamının silahlanma ve savunma hakkına dair bilinçlendirilmesini önemli buluyoruz. Bu çerçevede; “Herkese silah taşıma ruhsatı verilmesin” ifadesinin, Türk milletinin silahlanmasını istemeyen kesimlerin ortak bir söylemi olduğunu görmek durumundayız. Bazen iyi niyetle ifade edilse bile, silah sahipleri tarafından ileri sürüldüğü de görülen “Herkese silah taşıma ruhsatı verilmesin” görüşüyle silahlanma hakkı karşıtı siyasetçilerin ve bürokratların, daha sınırlayıcı düzenlemelere kalkışmasına fırsat tanınmaktadır. Halihazırda suç işleyenlerin ve psikolojik durumları uygun olmayan kişilerin silah ruhsatı alamadığı bilinirken, “Herkese silah taşıma ruhsatı verilmesin” gibi bir ifadeyi sürekli tekrar etmenin hiçbir anlamı yoktur. "Herkese silah taşıma hakkı verilmesin” görüşleri bencilliktir ve farkında olarak veya olmayarak bu ifadeyi kullananlar, Türk silah kültürüne karşı en az silahlanma hakkı karşıtları kadar zarar vermektedir. Kendisine silah sever diyen diyen herkes, Türk milletinin tamamının silahlanma ve silah taşıma hakkını savunmuyorsa, bencil ve zararlı bir tavır içindedir. Daha en başta kendisini sınırlandırmaya razı olan ve haklarının tıraşlanmasına müsamaha gösteren bir Türk’ün vatanseverliğinde ve centilmenliğinde sakatlık vardır. Kendisine vatansever diyen ve silahlanma hakkını savunan bir kimse, mümkün olan en geniş kapsamda vatandaşların silah taşıma hakkını “amasız” ve “fakatsız” savunmak zorundadır. Sportif atıcıları ve avcıları Türk silah kültürünün bir parçası olarak görüyoruz dolayısıyla “Ben parasını verir avımı yaparım, parası olmayan silah alamasın", "herkes silah taşıyamasın”, "Şehirde silah taşınmaz", “Ben sporcuyum, başkalarının silahlanma hakkıyla işim olmaz” diyen ve çoğunlukla kendisinin seçkin olduğuna inanan bu kimseleri, Türk milleti ve silah camiası için zararlı olarak gördüğümüzü ifade etmek isteriz.
 

DEVLET, SİLAHLANAN VATANDAŞTAN İSTEDİĞİ VERGİYİ ALSIN!

 
“Devlet istediği vergiyi alsın” ifadesi, silah ve savunma konularına ilgili camiada meydana gelen tartışmalar sırasında ileri sürülen diğer bir zararlı ifadedir. Temel vatandaşlık bilgilerinin zayıf olduğu anlaşılan ve silah konularında çeşitli paylaşımlarda bulunan bir kısım yayıncı, anlamsızca silah fiyatlarının çeşitli vergi ve fonlarla şişirilmesini normalleştirmeye çalışmaktadır. Türk kamu yönetim sistemini, Türk kamu maliyesini, Türk vergi sistemini, siyasi ve bürokratik tutumları tanımaktan uzak olan bu kişilerin temel vatandaşlık bilgisine dahi sahip olmadan “devlet, bu vergileri savunma sanayisini güçlendirmek için alıyor” gibi büyük cümlelerle Türk silah kültürüne, silahlanma ve savunma hakkına zarar verdikleri görülmektedir.
 
Yukarıda ifade edildiği gibi silahlar, insan hayatını savunmaya yarayan aletlerdir. Bu çerçevede hatırlatmak isteriz ki; silahlanma ve savunma hakkı, temel bir insan hakkıdır ve aklı başında hiçbir silahsever ve silahlanma hakkı savunucusu, temel bir ihtiyaç olan silaha erişimin önünde engel teşkil edecek olan vergi ve fonları haklı göremez.
 

DEĞERLENDİRME

 
Silahlanma ve savunma hakkına duyarlılık gösteren camianın kendi içinden, yukarıda açıklanan iki zararlı görüşle zayıflatılmasını doğru bulmuyoruz. Zaten silahlanma hakkını kısıtlayıcı unsurlarla dolu olan mevcut bürokratik ve mali prosedürlerin yukarıdaki zararlı görüşler ile daha da zorlaştırılmasına kapı aralamak, Türk milletine zarar verecektir. Lütfen “Silah alabilen alsın, parası olan alsın, tanıdığı olan istediği silahı alsın, herkese taşıma ruhsatı verilmesin” gibi cümlelerin Türk milletinin silahlanma ve hayatta kalma hakkına tecavüz etmek isteyen kesimlere hizmet ettiği unutulmasın. Zararlarını açıkladığımız bu iki görüşün silah camiası içinde kasten ileri sürüldüğünü düşünmemekle birlikte, silahlar ve savunma hakkı konularında fikir beyan edenlerin, mümkünse Türk milletinin ekonomik yapısını gerçekten anlamaya davet ediyoruz.